Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/1928 E. 2012/8383 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/1928
- Karar No
- 2012/8383
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/010/2010 tarih ve 2008/637-2010/874 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında tali acentalık sözleşmesi imzalandığını, 06.08.2006-31.12.2008 arası prim tahsilatı yaptığını, 24.917,33 TL borcu bulunduğu halde ödemediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, prim borcunu kredi kartıyla ve nakit olarak ödediğini, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tali acenta prim borcuna yönelik olarak ispat yükünün davalıda olduğu, borcu ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, dava tali acentalık sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalının prim borcunu ödediğini belirtmesi nedeniyle ispat yükünün davalıda olduğu, borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf tali acentalık sözleşmesinden kaynaklanan borcunu Vakıfbank ve Cıtıbank’a ait kredi kartlarıyla ödediğini savunmuş ve buna ilişkin olarak Vakıflar Bankası’na ait ekstreleri ibraz etmiştir. Davacı asilde duruşmadaki imzalı beyanında, davalının kredi kartıyla prim borçlarını ödediğinin doğru olduğunu, talep edilen alacağın ödenen miktarlar düşüldükten sonra kalan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin olduğunu iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalının ibraz ettiği kredi kartı ekstreleri incelenmemiş ve davacının defterlerindeki ödeme kayıtları ile karşılaştırma yapılmadan alacak miktarı belirlenmiş olup, alınan rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden ek rapor ya da gerektiğinde yeni bir bilirkişiden rapor alınarak davalının savunmalarında belirttiği Vakıfbank ait kredi kartı ekstreleri incelenmek ve Cıtıbank’a ait kredi kartı ekstreleri getirtilmek suretiyle, davalının yaptığı ödemelerle davacının defter ve kayıtlarında gözüken ödemeler karşılaştırılıp, davacının ne kadar prim alacağı olduğu belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.