Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/10263 E. 2012/16335 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/10263
- Karar No
- 2012/16335
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2011 tarih ve 2010/1258-2011/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, öğretmen olan müvekkilinin, 22.01.2009 tarihinde düzenlenen poliçe ile istem dışı işsizlik rizikolarına karşı davalı tarafından sigortalandığını, buna karşılık müvekkilinin iş sözleşmesinin işvereni tarafından feshedilerek işsiz kaldığını, rizikonun gerçekleşmesine rağmen poliçe kapsamının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 01.08.2009 tarihinden itbaren faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, 11.04.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 5.000 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, dava konusu sertifikanın şirketin acentesi T.Garanti Bankası A.Ş. üzerinden oluşturulmuş bir sertifika olduğunu, belirli süreli sözleşmesi olan bir işte çalışma ve bu sürenin bitimi ile işten çıkarılma halinde, sigortalının belirli süreli bir işte çalıştığı tespit edilirse işsizlik tazminatının ödenmeyeceğinin açıkça belirtildiğini, bu nedenle herhangi bir ödemenin sözkonusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının hizmet akdine dayalı olarak dava dışı Baran Eğitim ve Yay. A.Ş.'ye ait okullarda öğretmen olarak belirli süreli iş akdinin zincirleme şekilde yenilenmesi suretiyle çalıştığı, nihayetinde iş akdinin belirsiz süresiz iş sözleşmelerine uygulanan İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, bildirim öneli tanınmak suretiyle sözleşmenin bitiminden evvel, işveren tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, (bu durumda esasen, dava dışı işveren tarafından da davacının iş akdinin belirsiz süreli iş akdine dönüştüğünü ve belirsiz süreli iş akdi olarak kabul edildiğinin ortaya koyulduğu), iş akdinin feshine gerekçe olarak işverence sigortalının herhangi bir kusuru ve suçu olduğunun gösterilmediği, davacı ile dava dışı işveren arasında mevzuattan kaynaklanan nedenlerle, süresi birer yıl olan belirli süreli iş sözleşmeleri zincirleme olarak 2007 tarihinden itibaren düzenlenmiş olup, birden fazla olarak zincirleme şeklinde yapılan sözleşmelerin, nitelik itibariyle belirsiz süreli akde dönüştüğü, bu itibarla, davacının iş akdinin artık belirsiz süreli iş akdi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının hizmet akdinin belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerektiğini düzenleyen 4857 sayılı yasanın 17. maddesine göre, sözleşme süresinin bitiminden önce bildirim öneli tanıyarak tek taraflı olarak feshedildiği, bu nedenle dava konusu olayda sigorta teminatı kapsamı dışında kalan şartların mevcut olmadığı, davacının talebinin, işsizlik teminatı kapmasında kaldığı gerekçesiyle davanın ve ıslah edilen davanın kabulü ile 3.000,00 TL alacağın 01.09.2009 tarihinden, 2.000,00 TL alacağın 11.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 222,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.