Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/12382 E. 2012/3290 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12382
Karar No
2012/3290
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 tarih ve 2010/137-2010/773 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ev eşyalarının taşınması hususunda davalı şirket ile anlaştığını, diğer davalının sürücüsü olduğu araçla eşyaların taşınması sırasında meydana gelen kaza neticesinde maddi hasar doğduğunu, kazada davalı araç sürücüsünün tam kusurunun bulunduğunu, zararın 4.000 TL'lik kısmının davalı şirket tarafından müvekkiline ödendiğini, bakiye zararın ise ödenmediğini ileri sürerek, 6.180 TL'nın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket temsilcisi, davacıya ait ev eşyasını hatır için taşıdıklarını, herhangi bir taşıma ücreti almadıklarını, 4.000 TL'nı davacıya ödediklerini ve bunun karşılığında davacının kendilerini ibra ettiğini, kendilerine 3.675 TL zarar olduğunu tespit eden bir raporun tebliğ edildiğini, bunun dışında bir raporun tebliğ olunmadığını, tebliğ edilmeyen raporu kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözlü taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davalı şirketin yapılan taşımanın hatır taşıması olduğu ve davacının kendisini ibra ettiği yönündeki savunmasını kanıtlayamadığı, davanın değeri itibariyle tanık dinlenemeyeceği, zarar miktarının delil tespiti yoluyla belirlendiği ve alınan raporların usulünce davalılara tebliğ olunduğu, bu raporların reddini gerektirir bir neden olmadığı, davalı tarafça yapılan ödemenin zarardan mahsup edildiği, bakiye zarardan davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket temsilcisi temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, taşıma sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, delil tespiti yoluyla alınan ve bu aşamada davalı tarafça itiraz edilmemiş bilirkişi raporlarına dayalı olarak başkaca bir araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, bilirkişi raporlarına süresi içinde itiraz edilmemesi raporların kesinleşmesi sonucunu doğurmamakta olup hüküm kesinleşinceye kadar raporlara itiraz edilmesi mümkündür. (HGK, 06.03.1971,785/139 E.K.) Öte yandan, mahkemenin her zaman bilirkişilerden tamamlayıcı bilgi alma, açıklama isteme ve yeni bilirkişi incelemesi yaptırma yetkisi bulunmaktadır. Bilirkişi raporuna bir hafta içinde itiraz etmemiş tarafın, dava sırasında yaptığı itiraz artık HUMK'nun 283. maddesi anlamında teknik bir itiraz olmayıp hakimden bu yetkisinin kullanılmasının istenmesinden ibarettir.(Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, 4. Cilt, s.4470) Bu durumda, mahkemece, zarar miktarının tespiti hususunda davalının savunmaları da değerlendirilmek suretiyle yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12382, K. 2012/3290, T. 06.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-12382-e-2012-3290-k-cea76f32baf1