Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/9376 E. 2011/2224 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/9376
- Karar No
- 2011/2224
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.04.2009 tarih ve 2008/366-2009/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının sorumlu olduğu rögarın taşması sonucu müvekkilinin sigortaladığı konutun zarara uğradığını, sigorta ettirene tazminat ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 28.529,40 TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerne Dairemizce “davacı taraf, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açmış olduğu bu davasında sigorta ettirene ödemiş olduğu tazminat miktarını değil, ancak zarar sorumlusunun ödemesi gerekli gerçek tazminat tutarını isteyebilir. Eskime payının tenzil edilmemesi gibi davacı ile sigorta ettiren arasındaki poliçe koşulları, zarar sorumlusunu bağlar nitelikte değildir. Başka bir anlatımla, davalı, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen gerçek zarar ile sorumludur. Bu durum karşısında,davanın halefiyet ilkesi uyarınca açıldığı, davalının gerçek zarar ile sorumlu olduğu dikkate alınıp, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen zararın tespiti bakımından bilirkişi kurulundan denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sorumlu olduğu gerçek zararın 23.943,71 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 129,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.