Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/11665 E. 2011/10596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/11665
- Karar No
- 2011/10596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20/09/2011 gününde davacı avukatı.....r geldi, davalı avukatı gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı adına tescil edilen TR 2005 02437 U sayılı ‘Anahtar Yapılanmasında Yenilik’ başlıklı faydalı model belgesine bağlı buluşun yeni olmadığını, tekniğin bilindik bir uygulaması bulunduğunu, esasen buluşun da müvekkili gerçek kişiye ait olduğunu, daha önce onun adına faydalı model olarak tescil edildiğini, davalının eyleminin faydalı model hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, bu durumun TPE’ye bildirilmesine ve ilan edilmesine, müvekkili hakkına tecavüzün tespitine, davalı satışlarının durdurulmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 11.10.2001 tarihinde ‘sürgülü anahtar’ buluşu ile ilgili faydalı model tescili için başvuruda bulunduğunu, bu talebin 22.03.2004 tarihinde tescile bağlandığını, ‘Slot’ markasıyla piyasaya sunduğunu, bu arada davacının anılan buluşu kopya ederek dilekçesinde açıkladığı buluşu kendi buluşuymuş gibi 31.12.2004 tarihinde tescile bağladığını, uyuşmazlık konusu müvekkile ait buluşun ise ‘Slot’ markalı kendi buluşunun bazı iyileştirme yapılması sonucu davacının itirazına rağmen tescil edildiğini, davacının daha sonra müvekkili adına tescil edilen ilk faydalı model için hükümsüzlük davası açtığını, bu davaya karşı açılan karşı davada da davacının kendi adına tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğünün dava edildiğini, davaların birleştirilmesi gerektiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, ilk tescil konusu buluşun kalıplarının davacıya yaptırıldığını, müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, istemin TR 2005 02437 U sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, anılan modelin tarifnamesinde mevcut anahtarlıkların kullanımı esnasında çıkan olumsuzlukları gidermek için geliştirildiğinin açıklandığı, en yakın teknik olarak TR 2001 02905 U numaralı faydalı model olarak gösterildiği, konusun insanların bir çok anahtarı bir arada taşımasını sağlayan gövde elemanı ve gövde elemanı içerisinde kilit profillerinin yatay hareketini gerçekleştirdiği en az bir anahtar yuvası içeren anahtar tertibatı ile ilgili bulunduğu, davacının kendi faydalı modeli ile davalı tarafından 2004 Ağustos ayından itibaren davalı tarafından ‘Slot’ marka anahtarların reklamlarına dayandığı, anılan belgelerin davacı modelinin başvuru tarihinden önce olduğu, davalı faydalı modelinin önceki tarihli davacı faydalı modeli nedeniyle yeni olmadığının ortaya çıktığı, esas tekniğin davalı adına tescilli önceki faydalı modelde de bulunduğu, iptal edilmediğinden davacı faydalı modeline tecavüz teşkil etmediği, esasen, davacı faydalı model başvuru tarihinin 31.12.2004 tarihi olduğu, fikri benzer bir uygulamanın davacının faydalı modelinden önce de bulunduğu, davalının faydalı modeli kötüniyetli tescil ettirmediği, tecavüzün tespiti isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlüğüne, diğer istemlerin reddini karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayırı alınmasına, 20/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.