Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/11584 E. 2011/4493 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/11584
Karar No
2011/4493
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2009 tarih ve 2008/105-2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Samgaz Doğalgaz Dağıtım A.Ş. arasında Endüstriyel Yangın Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davalı tarafından yaptırılan doğalgaz boru hattının standartlara uygun beton gömlek içine alınmaması nedeniyle rizikonun gerçekleştiğini ve boru hattında hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, olayda davalının asli kusurlu olduğunu ileri sürerek, 61.431 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hasarın meydana gelmesinde davalının kendi tip şartnamesine uygun olarak talveg kodundan 1.84 m. aşağıda ve boru üstünde 10 cm beton kaplamalı projenin uygulanmasının gerektiği ancak talveg kodunun yanlış seçilip hatalı döşendiği bu nedenle davalının % 100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 61.431 TL’nın 24.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Davalı; TTK’nun 1301 nci maddesinden kaynaklanan rücu davasıdır. Sigortacının sigortalının yerine geçerek zarar sorumlusu üçüncü şahıs aleyhine sigortalının talep ve davalı haklarına sahip olabilmesi için bazı şartların bir araya gelmesi gerekmektedir. Hukuken geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı riziko gerçekleşince bu sözleşmeden doğan bir borç olarak sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesi, sigortalının zarar sorumlusu üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebepten (haksız fiil, akid, kanun) ötürü bir talep ve dava hakkına sahip olması gibi. Bu sayılan şartların bir araya gelmesi halinde, sigortacının halefiyetinin gerçekleşmesi, “kanundaki özel düzenlemenin” bir sonucu olarak kendiliğinden oluşur. Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde, dosya içindeki poliçe ve ekleri incelendiğinde, davacı ile dava dışı sigortalısı arasındaki Endüstriyel Yangın Sigorta paket poliçesi düzenlendiği, davacının sigortalısının Samsun Doğalgaz Dağıtım hattının tüm yer altı ve yer üstü varlıklarını, yangın yıldırım, sel, su baskını, 3. şahısların vereceği zara vs. rizikoların karşılıklı teminat altına aldığı anlaşılmaktadır. Davalı ise boru hattının önceki sahibi olup, boru hattını yaptıran kişidir. Bu nedenle davacının boru hattının önceki sahibinden sigortalısına ödettiği sigorta değerini istemesi olanağı yoktur. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11584, K. 2011/4493, T. 15.04.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-11584-e-2011-4493-k-1d28be9fcdfd