Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/3446 E. 2025/12364 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3446
Karar No
2025/12364
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/144 E., 2015/307 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat, ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, katılan ... dışında temyiz istemlerinin süresinde olduğu, katılan ... ve vefat eden katılanlar ... ve katılan ...'in temyiz istemleri dışında katılanların temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik eylem nedeniyle hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, ilgili katılana yönelik eylem nedeniyle zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. A. Katılan ... ve vefat eden katılanlar ... ve katılan ...'in temyiz talepleri yönünden, Katılan ...'ın tefhim ile öğrendiği hükmün vekili tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 14.01.2016 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği hüküm tarihinden sonra katılan ...'ın 14.12.2023, katılan ...'in ise 25.05.2024 tarihinde öldüklerinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğinden anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK'nin 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçılarının hükmü temyiz etmedikleri, katılanların ölümleri nedeniyle vekâlet ilişkisi sona eren vekilin yeni bir vekâletname ile katılan mirasçıları tarafından da yetkilendirilmemesi nedeniyle katılan ... ve ... adına vekilinin temyiz hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... ve ... ve katılan ... vekillerinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında temyiz istekleri reddedilen katılanlara yönelik eylemler dışında kurulan beraat hükümleri ve sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik ret hükümleri yönünden; Sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanık ...'nin atılı suçları işlediği yahut işlenmesine iştirak ettiği yönünde cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı ve her iki sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylem nedeniyle aynı mahkemenin 2010/430-314 Esas-Karar sayılı dosyasına açılan kamu davasının mükerrer nitelikte olduğu Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin oy birliği ile ONANMASINA,

C. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) Karar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya yönelik eylemler yönünden, Sanığın, ... Emlak İnşaat Turizm Reklam Otomobil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd Şti.nin ortağı, yetkilisi ve sorumlu müdürü olduğu, bu şirketin İzmir, Eskişehir ve başka birkaç İlde daha konut yaptıklarını ve bu konutları satışa sunduklarına ilişkin ulusal yayın yapan televizyonlara ve ulusal yazılı basında çıkan reklamları gören katılanların farklı tarihlerde şirketle iletişime geçerek İzmir ili ..., ... ve ...'de yapılacak konut projelerini inceleyerek bu şirket ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenleyip peşinatları verdikleri, ancak sanığın sözleşmede belirtilen tarihler geçmesine rağmen katılanlara satmış oldukları konutların inşaatlarına hiç başlamadığı, Belediyelerle yapılan yazışmalar ile bu arazilerde inşaat için imar izni bulunmadığı gibi sanığın herhangi bir başvuru dahi yapmadığı, katılanlardan alınan paraların iade edilmeyip sanığın ortağı olduğu başka şirketlere aktarıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, sanığın şirketin bürosunu kapatıp gittiği ve sonrasında katılanların sanığa ulaşamadıkları, sanığın şirket borçlarından dolayı ve mevcut eldeki para ile katılanlara taahhüt ettiği konutları yapamayacaklarını bilmesine rağmen katılanlarla satış sözleşmeleri imzalayarak menfaat temin ettiği anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraatine hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, katılanlar ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliği ile BOZULMASINA, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/3446, K. 2025/12364, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-3446-e-2025-12364-k-4b95ea5f98ce