Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/4201 E. 2025/7322 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4201
- Karar No
- 2025/7322
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/329 E. 2023/339 K. SUÇ : Tacir Veya Şirket Yöneticisi Olan Ya Da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Anayasa’nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesinin gerektiği anlaşılmakla, Mahkemece kurulan hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi konusunda yanıltıcı ifade kullanıldığı ve Katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinin Mahkemece hatalı şekilde belirtilen süre içerisinde sunulduğu gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteğinin de kanuni süresi içinde yapılmış olduğu kabul edilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın,suç tarihi olan 20.06.2014 günü, katılan ...'ı Türkiye Hakem heyeti adına aradığını söyleyerek, kredi kartı üyelik ücretlerinin bankadan iadesine yönelik işlemler gerçekleştireceklerinden bahisle katılan ...'ın kredi kartı bilgilerini ve telefonuna gelen şifreyi alarak kredi kartından 500,00 TL tutarlı alışveriş yapması şeklinde eylemi 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen '‘banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması'' suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek; eylemin aynı Kanunun 158/1-h maddesindeki tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma öncesi ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.