Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/3794 E. 2024/9734 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3794
- Karar No
- 2024/9734
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/399 E., 2024/27 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.04.2014 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 16.02.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verilirken, aynı maddenin on birinci fıkrası uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması gerektiği, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesinin mümkün olduğu, kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanması durumunda ise erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme imkanı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması,
3. Suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının tebliği edildiği 14.11.2012 tarihinden itibaren 15 günlük sürenin bitimini izleyen gün olan 30.11.2012 tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 14.09.2012 olarak yanlış yazılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321 inci maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.