Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3353 E. 2024/4075 K. – Hizmet Nedeniyle
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3353
- Karar No
- 2024/4075
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/204 E., 2020/69 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/204 Esas, 2020/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, uzlaşmanın gerçekleştiği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/33390 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57794 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57794 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesince, taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/4. maddesinde yer alan "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır, uzlaştırmacı uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılır" ve anılan Kanun'un 253/5. maddesindeki, "Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır." ile, Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 7/10. maddesinde yer alan, "Şüpheli, sanık, mağdur ya da suçtan zarar görene Cumhuriyet savcısının onayı ile görevlendirilen uzlaştırmacı uzlaşma teklifinde bulunur.", anılan Yönetmeliğin 29. maddesindeki "(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. (2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir. (3) Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir. (4) Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır. (5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur. (6) Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir. (7) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Somut olayda, mağdur ile sanığın birbirlerinden hiçbir edim talep etmeksizin uzlaştıklarından bahisle tanzim edilen 03/12/2019 havale tarihli uzlaştırma raporu nazara alınmış ise de; İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/105 esas, 2013/289 sayılı kararı ile sanığın, babası olan mağdura vasi olarak atanmış olması ve sanığa yüklenen suçun mağdura karşı işlenmiş olması nedeniyle taraflar arasında menfaat çatışması bulunduğunun anlaşılması karşısında, Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 29/1 maddesinde yer alan düzenlemeye nazaran, uzlaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihte akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olduğu anlaşılan mağdura vasisi olan sanık haricindeki bir kanuni temsilci aracılığıyla uzlaşma teklifi yapılması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmeden uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle uzlaşma teklifinin bizzat kısıtlı durumdaki mağdura yapılmak suretiyle düzenlenen rapora istinaden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un güveni kötüye kullanma başlıklı 155 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." hükümlerinin yer aldığı belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun’un 155 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun hükümden önce 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. 3. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." ve aynı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrası ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. şeklinde düzenlenmiştir. 4. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. " hükmü yer almaktadır. 5. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde; "Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez." denilmektedir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; uzlaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihte kısıtlı olan mağdura, vasisi konumunda bulunan sanık dışında kanuni temsilci belirlenmesi gerektiği gözetilmeden düzenlenen usule aykırı uzlaşma raporuna dayanarak düşme kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/204 Esas, 2020/69 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.