Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/2430 E. 2024/644 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2430
Karar No
2024/644
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/442 E., 2021/392 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.05.2012 tarihli ve 2012/899 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2013 tarihli ve 2012/314 Esas, 2013/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2019/442 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hüküm açıklanarak, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 10.01.2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 2022/21078 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40743 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40743 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesinde yer alan, “... 2) İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez., (3) Abonelik tesisi için gerekli kimlik belgeleri örneği alınmadan işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik kaydı yapılamaz., (4) (Ek fıkra: 06/02/2014-6518 S.K./104. md) Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” şeklindeki ile anılan Kanun’un 63/10. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; ... ili Merkez ilçesinde Aydın Aksesuar isimli işyerinin sorumlusu olan sanığın, müştekinin bilgi ve rızası olmaksızın müşteki adına abonelik sözleşmesi düzenlemesinden ibaret eyleminin 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre cezalandırılması gerektiği, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.", aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. 3. Somut olayda; sanığın bilinen en son adresinin, Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/270 sayılı talimat duruşmasında bildirdiği .../ ... olduğu, yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın öncelikle bu adrese 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğ için gönderilmesi, tebliğ edilememesi durumunda ise bu kez MERNİS adresine aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ işlemi yapılması gerektiği halde, sanığın 11.01.2013 tarihi sorgusunda bildirdiği ...... adresine gönderilen ve 24.11.2021 tarihinde iade olunan tebligat sonrası,.../ ... adresinde doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca muhtara yapılan 30.12.2021 tarihli tebliğ işlemi usulsüz olup inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, bu aşamada olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi. Yazı İşl.Md.Y. - F.U.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2430, K. 2024/644, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-2430-e-2024-644-k-d278aa28fedc