Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41113 E. 2025/11769 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/41113
- Karar No
- 2025/11769
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3637 E., 2020/66 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verilmiştir. 2.Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Ceza Daresinin, 15.01.2020 tarihli ve 2019/3637 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılanın istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 204/1,62,58,53 üncü maddesi gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, belgenin aldatma niteliğinin bulunmadığına, mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği;suç unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyet kararının Anayasaya, AİHS'ne, AİHM, kararlarına aykırı olduğuna, duruşmanın usulüne uygun yapılmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, , beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında İlk Derece Mahkemesince, “ön yüz ve arka yüzdeki mühürlerin ayrı basıldığı fark edilen nüfus cüzdanının aldatma özelliği taşımadığı” gerekçesiyle verilen beraat hükmünün, adına sahte kimlik düzenlenen şahıs olan ... tarafından istinafı üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelenmesinde, İstinaf başvurusunun kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu mahkumiyet hükmünün sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizce yapılan incelemede; Sayın çoğunluğun Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı bu nedenle onanması gerektiği yönündeki görüşüne aşağıdaki nedenlerle iştirak etmiyorum. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının hukuka uygun olup olmadığının denetlenebilmesi için önce İstinaf incelemesinin hukuka uygun olup olmadığının, istinaf edenin hakkı olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Temyiz incelemesi yapmakla Dairemiz, zımni olarak "adına kimlik düzenlenen şahsın suçtan zarar gören olduğunu, katılan sıfatı bulunduğunu bu nedenle istinaf hakkının olduğu" sonucuna varmıştır. Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun konusu, uzmanlık raporuna göre “tamamen sahte üretilmiş nüfus cüzdanı”dır. Adına sahte kimlik düzenlenen şahıs sahtecilik suçunun yöneldiği, ona karşı kullanıldığı kişi değildir. Bu kimlik ile dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma gibi bir başka suç işlendiği takdirde o suçtan zarar görme durumuna göre adına kimlik düzenlenen şahsın o suçtan katılma hakkı bulunabilir. Bu suç kamu güvenine karşı işlenmiş olup, sahtecilik suçunun doğrudan veya dolaylı dahi zarar göreni olmayan “adına kimlik düzenlenen şahsın katılma hakkı da bulunmadığından, istinaf ve temyiz hakkı yoktur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, katılma ve istinaf etme hakkı bulunmayan şahsın istinafı sonucu yapılan İstinaf incelemesinin hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.