Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36878 E. 2024/404 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/36878
Karar No
2024/404
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/43 E., 2020/333 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. a) Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. b) Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; delillerin takdiri ve değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. c) Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/43 Esas, 2020/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.09.2021 tarihli, 15-2020/104603 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, bu konuda somut delil bulunmadığına ve katılanla uzlaşıp zararı gidermek istedikleri halde bunun mahkemece dikkate alınmadığına, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; katılanı cep telefonundan arayarak kendisini yargı mensubu ve komiser olarak tanıtan kişilerin, terör örgütüyle ilişkilendirerek hile ile kandırmaları ve yönlendirmeleri neticesinde katılan tarafından yatırılan paraların, haklarında verilen beraat hükümleri kesinleşen temyiz dışı sanıklar A.M.E. ve M.E. tarafından çekilip sanığa verildiği, sanığın bu şekilde sübut bulan eyleminin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, kurumların cevabi yazıları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. 4. Uzlaştırma işlemlerinin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının, öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği hâlde, somut olayda, uzlaştırmacının bürodan anılan talepte bulunmadan bizzat kendisinin iadeli-taahhütlü mektup ile uzlaşma teklifi yaptığı cihetle uzlaştırma işlemlerinin usulsüz olduğu incelenen dosya kapsamından anlaşılmakta ise de, katılana gönderilen teklif mektubunun 28.06.2017 tarihinde kendisine teslim edilmesinden ve katılanın zararının kısmen de olsa giderilmesi durumunda teklifi kabul edeceğini uzlaştırmacıya beyan etmesinden sonra, istinabe yoluyla alınan 19.07.2017 tarihli beyanında katılanın, zararının giderilmediğini, sanığın cezalandırılmasını talep ettiğini, hiçbir şekilde uzlaşmak istemediğini beyan etmesine nazaran, uzlaştırma işlemleri ile ulaşılmak istenen amaç da gözetildiğinde, sanık ve müdafiinin uzlaşmak istemeleri sonucu değiştirmeyeceğinden ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/43 Esas, 2020/333 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/36878, K. 2024/404, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-36878-e-2024-404-k-020a5b9bac6b