Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36373 E. 2025/5463 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36373
- Karar No
- 2025/5463
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/91 E. 2019/374 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanığın, 10.12.2018 tarihinde ölen temyiz dışı sanık ... ile birlikte, katılan ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak ... Ltd. Şti.ni kurup bu şirkete ait vergi levhası, noterden düzenlenmiş sahte vekâletname ve imza sirküleri ile katılan bankaya müracaat edip kredi kullandığı, yine, tamamen sahte olarak oluşturulan 4.950,00 TL bedelli çeki piyasaya sürdüğü, böylece zincirleme şekilde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulünün gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği de gözetildiğinde, incelemeye konu dosya ile aynı gün ele alınan ve Dairemizin 2021/521 Esas sırasında kayıtlı olan İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli, 2010/445 Esas ve 2015/770 Karar sayılı dava dosyasına konu olayda, sanığın benzer şekildeki eylemleri nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, suç ve iddianame tarihlerine nazaran hukuki kesintinin gerçekleşmediği dava dosyası ile UYAP ortamından yapılan inceleme ile anlaşılmakta olup, söz konusu dava dosyasının incelemeye konu dava ile birleştirilmesinden sonra sanığın tek bir zincirleme şekilde işlenmiş kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması yerine, her bir bankaya yönelik eylemleri nedeniyle ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.