Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25852 E. 2025/11562 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25852
Karar No
2025/11562
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/98 E. 2018/418 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Sanık hakkında bozma öncesinde kurulan hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle hükmolunan 5 ay hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğu nazara alınarak, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, doğru uygulama ile belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasının paraya çevrilemeyeceği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturan 5 ay hapis cezasının seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Atılı suça konu çekte zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması nedeni ile suç niteliğinin resmi belgede sahtecilik değil, özel belgede sahtecilik olabileceği belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 231/8 maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.11.2009 tarihinden denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 14.06.2012 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/25852, K. 2025/11562, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-25852-e-2025-11562-k-8a5bb1559be8