Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25595 E. 2024/6547 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25595
- Karar No
- 2024/6547
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/261 E., 2015/338 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkında benzer suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyetleri ve derdest dosyaları bulunan sanığın, www.sahibinden.com internet sitesi üzerinden satılık otomobil ilanı verdiği, ilanı gören katılanla yaptıkları telefon görüşmesinde aracın satışı konusunda anlaştıkları, katılanın sanığa 300,00 TL kapora gönderdiği, paranın sanık tarafından çekildiği, daha sonra katılanın sanığa bütün aramalarına rağmen ulaşamadığı, bu suretle sanığın bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabûl edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın ikrarı, katılanın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanı, dekont, kamera görüntülerine ilişkin tutanak, uzmanlık raporu, sanığa ait adli sicil ve nüfus kayıtları ile diğer delillerin dosya arasında olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıdaki husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 2. Sanığın Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/1214 Esas ve 2011/448 Karar sayılı ilamı nedeniyle mükerrir olduğu; tekerrüre esas alınan Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/332 Esas ve 2013/384 Karar sayılı ilamının başka bir sanığa ilişkin olduğu gözetilmeden tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3. Düzeltilen Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/1214 Esas ve 2011/448 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak söz konusu ilam nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki "Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/332 Esas ve 2013/384 Karar sayılı ilamı" ibaresinin çıkarılarak yerine "Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/1214 Esas ve 2011/448 Karar sayılı ilamı" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.