Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/23566 E. 2025/14042 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23566
- Karar No
- 2025/14042
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/300 E., 2015/978 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce dört yıl boyunca birlikte çalıştıkları katılana beraber ev almayı teklif ettiği, birlikte gidip evi gördükleri, katılanın teklifi kabul etmesi üzerine sanığın emlakçıya vermek üzere katılandan para istediği, katılanın kayınpederi tanık ...'ı da alarak birlikte kuyumcuya gidip iki adet bilezik bozdurdukları, aldıkları paranın 3.500 TL'sini sanığa verdikleri, sanığın daha sonra ev almaktan vazgeçtiğini söylediği ancak katılandan almış olduğu parayı iade etmediği, katılanın ise bahse konu evin satılık olmadığını öğrendiği, sanığın katılan ile ortak ev alma gibi bir durumlarının söz konusu olmadığını, katılanın kendisine borcu olması nedeni ile para verdiği yönünde savunmalarda bulunduğu olayda, eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan "dolandırıcılık" suçunun Kanun'da belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi bulunmakla, zamanaşımını en son kesen 24.12.2015 tarihli sorgudan temyiz inceleme tarihine kadar zamanaşımının gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.