Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21079 E. 2025/8148 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21079
Karar No
2025/8148
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/513 E. 2015/218 K. SUÇLAR : Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Katılan vekilinin temyiz isteminin sanıklar hakkında bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nin 204. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 12.05.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Sanıklar Hakkında Bankanın Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Sanık ...'nın, keşidecisi olduğu suça konu 25.000,00 TL bedelli çeki, ilk olarak lehtarını katılan ve keşide tarihini de 25.02.2013 şeklinde düzenleyip piyasaya sürdükten sonra, çekin meşru hamili UPM şirketi tarafından tahsil edilmek istendiğinde karşılığı olmadığının anlaşılması üzerine bedelini ödeyerek çeki geri aldığı, sonra, çekin lehtar kısmında yazılı olan katılanın ismini çizip diğer sanık ...'ın ismini yazdığı ve keşide tarihini de 25.06.2013 şeklinde değiştirdiği, böylece iştirak halinde hareket eden sanıkların çeki tekrar piyasaya sürdükleri ve katılana yönelik bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; 1.Her ne kadar Mahkemece, çekteki UPM şirketine ait cironun iptal edildiği, katılan adına olan iki farklı cirodan Monalan cirosu iptal edilmemişken Monalannat cirosunun iptal edildiği, katılan aleyhine icra takibi yapanın sanıklar olmadığı ve sanıkların icra takibi yapan kişi ile birlikte hareket ettiklerine dair delil de bulunmadığı gerekçesiyle beraat hükümleri kurulmuş ise de; tam bir işbirliği ve iştirak iradesiyle hareket eden sanıkların, ilk tedavüle konulduğunda katılan adına oluşturulan cirolardan birini iptal ettikleri hâlde çekin tedavül gördüğü izlenimini uyandırmak için diğer ciroyu iptal etmedikleri ve anılan cironun önüne-arkasına sanık ... adına ciro oluşturdukları gibi 5. sıradaki ciroyu aynı nedenle sahte oluşturdukları, bundan sonra kırdırma tabir edilen yöntemle çeki tekrar piyasaya sürdükleri ve gerçekte çekin ikinci tedavülünde katılan tarafından kullanılmamasına rağmen kullanılmış gibi gösterdikleri toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olup, sübut bulan eylemleri nedeniyle atılı suçtan cezalandırılmaları yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat hükümleri kurulması, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; a.Gerekçeli karar başlığında 25.06.2013 şeklinde gösterilen suç tarihinin 31.05.2013 olduğunun gözetilmemesi b.Beraat hükümleri kurulurken 5271 sayılı CMK'nin 223/2. maddesinde sayılan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 232. maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21079, K. 2025/8148, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21079-e-2025-8148-k-ca06c7663109