Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19772 E. 2025/6388 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19772
- Karar No
- 2025/6388
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/132 E., 2015/178 K. SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2011 tarih ve 2011/12522 soruşturma, 2011/3212 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile sanık hakkında katılan vekilinin 23.03.2011 tarihli şikayetine konu eylemleri nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan suçun yasal unsurları oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın katılan vekiline 13.04.2011 tarihinde tebliğ edildiği, yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.03.2011 tarih ve 2011/12522 soruşturma, 2011/314 karar sayılı ayırma kararı ile sanık hakkında katılan vekilinin 23.03.2011 tarihli şikayetine konu eylemleri nedeniyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle dosyanın tefriki ile 2011/13171 soruşturma numarasına kaydedildiği, işbu soruşturma dosyası üzerinden yapılan soruşturma neticesinde 27.05.2014 tarih, 2011/13171 soruşturma, 2014/27009 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçundan TCK 155/2, 207/1-2, 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talepli iddianame tanzim edildiği, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarih, 2014/113 iddianame değerlendirme numaralı kararı ile sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.03.2011 tarih ve 2011/12522 soruşturma, 2011/3212 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları oluşmadığından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın taraflara tebliğ edilip kesinleşmesi nedeni ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan iddianamenin düzenlenecek iken takipsizlik kararı verilen eylemle ilgili iddianamenin düzenlenmesi nedeni ile iddianamenin iadesine karar verildiği ve Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/133 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmesi üzerine sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına esas 12.06.2014 tarihli ve 2014/82887 soruşturma, 2014/30168 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı ve özel belgede sahtecilik suçundan TCK 158/h, 207/1-2, 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talepli iddianame tanzim edildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nin 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilebilmesi için, aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir davanın olmasının gerekeceği; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bahse konu sanık hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın güveni kötüye kullanma suçundan verildiği ve bahse konu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik yönünden değerlendirilmesinin takdir ve ifası için tefrik kararı verilmesi üzerine huzurdaki davaya konu sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılma talepli dava açıldığı, ayrıca sanığın sahte olarak düzenlediği gümrük vergi tahsil alındısı belgeleri kullanılarak özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre 5237 sayılı Kanun'un Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü uyarınca, sanığın gümrük müşaviri olup olmadığının belirlenerek eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile huzurdaki davaya konu nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçları yönüyle yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kamu davasının reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümleri Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.