Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18496 E. 2025/8198 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18496
- Karar No
- 2025/8198
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/193 E., 2015/81 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret
Şikayetçinin temyiz başvurusu yönünden yapılan inceleme neticesinde; şikayetçiye 18.02.2014 tarihli duruşma günü için çıkartılan tebligatın usulüne uygun şekilde 04.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği ancak, müştekinin katılma talebinde bulunmadığı, dolayısıyla katılan sıfatı olmayan müştekinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesinin hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır. Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusu yönünden yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
1. Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik şikayetçinin temyiz başvurusunun incelenmesinde; Şikayetçinin, 18.02.2014 tarihli duruşma günü için çıkartılan tebligatı usulüne uygun şekilde 04.12.2013 tarihinde tebliğ aldığı halde, katılma talebinde bulunmadığı, dolayısıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının olmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3. Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusunun incelenmesinde; a. Şikayetçi ile sanık arasında 2009 yılında yapılan bir ticaret işlemi dolayısıyla bir alışverişin mevcut olduğu, bu ticaret bedelinin de toplamda 1.500 TL'lik bir alışveriş olduğu, şikayetçinin bu borcuna karşılık olarak sanığa yukarıdaki yazılı bulunan 1.500 TL meblağlı senet düzenleyip verdiği, şikayetçinin maddi durumunun bozulduğu ve bu mevcut borcunu ödeyemediği, sanığın da şikayetçinin bu borcunu ödeyememesi dolayısıyla elinde bulunan senedi icra marifetiyle takibe koyup borcun tahsiline çalıştığı, ancak sanığın 1.500 TL meblağlı senedin meblağ kısmını değiştirerek senedi 15.000 TL'lik bir senet yaptığı ve bu senede istinaden Ağrı İcra Müdürlüğünün 2009/3909 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı iddia olunan olayda, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından şikayetçinin yeniden beyanının alınarak, sanığa senedi teslim ettiği sırada, senedin yazı ile yazılan bedel kısmının boş veya dolu olup olmadığının sorulması, senettteki yazıların sanık veya şikayetçinin eli ürünü olup olmadığının ve bononun rakamla yazılı bedel kısmında sonradan eklendiği anlaşılan "o" ile rakamla "onbeşbin" ibarelerinin aynı kalemle yazılıp yazılmadığına ilişkin bilirkişi raporu alınması, sanığın banka hesap hareketlerinin temin edilerek, savunmalarında belirttiği dönemde bahsettiği miktarda para çekip çekmediğinin belirlenmesinden sonra ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, b. Kabule göre de; Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin, senedin icra takibine konulduğu tarih olan "13.10.2009" tarihi yerine 2009 şeklinde gösterilmesi ve duruşmadan usulüne uygun şekilde haberdar edildiği halde, duruşmalara katılmayıp, katılma talebinde bulunmayan şikayetçinin "katılan" olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.