Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15384 E. 2024/11196 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15384
Karar No
2024/11196
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1) Sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 2) Müştekinin 21.01.2015 tarihli dilekçesi ile sanığın 12.01.2015 tarihinde zararını karşıladığını ve şikayetinden vazgeçtiğini, ayrıca 16.03.2015 tarihli talimat duruşmasında da zararının giderildiğini, şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında; müştekinin zararını soruşturma aşamasında gideren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3) 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği gözetilmeden, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği gerekçesiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4)5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15384, K. 2024/11196, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-15384-e-2024-11196-k-51dbc8293bab