Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15213 E. 2024/9032 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15213
Karar No
2024/9032
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/622 E., 2018/1034 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2013 tarihli ve 2013/538 Esas, 2013/856 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten katılanlara yönelik 3 kez 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından hükümlerin; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten katılanlara yönelik 3 kez 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, mağdurlarla uzlaşmak istediğinden kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Benzer suçtan bir çok soruşturma ve kovuşturması olan sanığın 29.07.2012 tarihinde bir arkadaşı aracılığı ile terzi olan katılan ... ile irtibata geçerek Çankaya Belediyesinde tanıdığı olduğu, terzi kadrosunda iş ayarlayacağını söyleyerek bir kısım kişisel evrak ile birlikte 350,00 TL para aldığı, sağlık raporu için yeniden geleceğini söyleyip ancak ertesi gün gelmediği, 16.09.2012 tarihinde erkek kuaförü olarak çalışan katılan ...'in yanına giderek Yenimahalle Belediye Başkanının şoförü olduğunu, belediyeye işçi alınacağını, kendisini de berber kadrosunda işe aldırabileceğini söyleyip belge ve resimleriyle birlikte 60,00 TL para aldığı, katılan araştırdığında belediyede öyle birinin çalışmadığı ve işçi alınmadığını öğrendiği, 21.09.2012 tarihinde de katılan ...'nın ağabeyi olan tanık ....'ye kendisini Çankaya Belediyesinde şoför olarak tanıttığı, tanıktan katılanın telefonunu alıp aradığı, iş için gerekli belgeleri almak üzere buluştuklarında katılandan bazı belgeler ile beraber sağlık raporu için lazım olduğunu söyleyerek 300,00 TL aldığı ve ortadan kaybolduğu, başka bir suçtan dolayı yakalanan sanığın katılanlar tarafından teşhis edildiği, bu suretle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır. 2.Sanık, katılanlardan para istemediğini, ancak onların kendilerinin verdiğini, dolandırıcılık kastı olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 3.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür. 4.Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, tekerrüre esas alınan ilama konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15213, K. 2024/9032, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-15213-e-2024-9032-k-b2606a7bdd2f