Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7164 E. 2024/5903 K. – Mühür Bozma

Konu: Mühür Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/7164
Karar No
2024/5903
Karar Tarihi
Konu
Mühür Bozma

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/786 E., 2015/947 K. SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/786 Esas, 2015/947 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği; davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Davanın Reddine İlişkin Karar Yönünden İnceleme Mahkemece, sanık hakkında inceleme konusu kamu davasından önce İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde 2013/815 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yargılama yapıldığı, iddianame tarihinin 11.08.2014 günü olduğu ve bu tarihin inceleme konusu suç tarihi olan 06.06.2014 gününden önceki bir zamana denk geldiği, 21. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmüş olan dava ile ilgili iddianame düzenlenmeden önce inceleme konusu dosyadaki mühür bozma tutanağının düzenlendiği, sanığın eylemlerinin 21. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasındaki mühür bozma eylemleri ile birlikte ve zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca aynı sanık hakkında aynı eylem nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiş ise de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan inceleme neticesinde; İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/359 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 02.09.2013; İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/662 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 02.03.2014; İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/662 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 10.05.2014 olduğu ve bu dava dosyalarının, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/815 Esas sayılı, suç tarihleri 02.03.2014, 20.08.2013, 02.09.2013 olan dava dosyası ile hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmesine karar verildiği, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/815 Esas ve 2015/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2013 tarihinde gerçekleşen eylemleri yönünden zincirleme suç hükümlerinin tatbiki ile hüküm kurulmuşken 2014 yılına ilişkin eylemleri yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı ve bahse konu hükmün henüz kesinleşmediği belirlendiğinden, Mahkemece, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Zamanaşımı Yönünden İnceleme Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.07.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/786 Esas, 2015/947 Karar sayılı kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/7164, K. 2024/5903, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-7164-e-2024-5903-k-8d6e7a5c1c41