Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6344 E. 2024/6187 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6344
- Karar No
- 2024/6187
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/400 E., 2015/794 K. SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kamu davasının reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili ve sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Kamu davası hakkında mükerrerlik nedeniyle ret kararı verilebilmesi için "aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine" karar verilebileceği cihetle; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, Mahkemenin kabulünde olduğu üzere suç tarihinin 19.08.2014, iddianame tarihinin 14.05.2015 olduğu, Mahkemenin mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olan Eskişehir (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2015 tarihli ve 2015/800 Esas, 2015/1250 Karar sayılı dosyasında ise suç tarihinin 15.05.2014 ve iddianame tarihinin ise 12.05.2015 olduğundan fiiller aralarında hukuki kesinti olmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, diğer mahkemenin birleşme talebine olumlu yanıt vermediği için Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davasının mükerrer olması nedeniyle reddine karar verilmesi hukuka aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında suçla ilgili 14.05.2015 tarihinde iddianame düzenlenmesi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.