Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/5866 E. 2023/7357 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5866
- Karar No
- 2023/7357
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/287 E., 2015/272 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/287 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nin müdafinin temyiz isteği; çelişkili bilirkişi raporuyla hüküm kurulması, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında hiçbir lehe hükmün uygulanmadığı, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; çelişkili bilirkişi raporuyla hüküm kurulması, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında hiçbir lehe hükmün uygulanmadığı, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların, katılanın oğlu adına tescilli taşınmazını birlikte kiralayıp bir süre kiracı olarak ikamet etmelerine karşın kira borcunu ödememeleri nedeniyle haklarında... 6. İcra Müdürlüğü aracılığıyla başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durmasını sağladığı, katılan vekili tarafından itirazın iptali için... 17. İcra Hukuk Mahkemesine açılan davanın devamı sırasında 26.12.2013 tarihli ikinci oturumda borç beyanı başlıklı katılanın sanıklardan 5.000.000,00 TL borç para aldığına dair sahte belgeyi mahkemeye ibraz ettikleri anlaşılmıştır. 2.... 17. İcra Hukuk Mahkemesince suça konu belgeye ilişkin alınan tek kişilik bilirkişi raporuna göre, belgenin altında bulunan ve katılana ait olduğu iddia edilen imzanın katılan eli ürünü olmadığı, sahte belge niteliğinde olduğu hususunun tespit edilmesi üzerine Mahkeme tarafından itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmiştir. 3. Sanıklar savunmalarında, suçlamayı kabul etmemiştir. 4. Katılanın beyanı dosya tanıklarının beyanları ile desteklenmiştir. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanıkların kira borcunu ödemekten kaçınmak amacıyla sahte belgeyi tanzim ederek Mahkemeye sunmak üzere özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşılmış, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Katılan tarafından sahte olarak tanzim edildiği iddia edilen ''Borç Beyanı'' başlıklı belgenin inceleme için ... 17. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından tek bir bilirkişiye tevdi edildiği ve bu bilirkişi tarafından katılana ait imzaları ihtiva eden ve bir kısmı fotokopi olan mukayese belgelerle suça konu belge üzerinde yapılan inceleme neticesinde katılana atfen atılan imzanın katılanın eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, oysa dosya kapsamındaki savunma ve beyanlar ile rapor içeriği dikkate alındığında; bu incelemenin yetersiz olduğu, ayrıca dosya kapsamından hukuk mahkemesi kasasında olduğu anlaşılan suça konu belge aslının denetime imkan verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınmadığı, belge üzerinde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığı, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının hükümde tartışılmadığı nazara alındığında; savunmanın doğruluğunun ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından sanıkların ve katılanın mukayeseye elverişli yazı ve rakam örnekleri ile kamu kurum ve kuruluşlarındaki imzalarını taşıyan belge asılları temin edilip suça konu belge aslı ile birlikte imzanın katılana ait olup olmadığının tespiti için uzman bir kurum veya kuruluştan rapor aldırılması, imzanın katılana ait olmadığının tespiti halinde bu sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek belge aslının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/287 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.