Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/4607 E. 2023/6654 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4607
- Karar No
- 2023/6654
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/324 E., 2015/441 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/324 Esas, 2015/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 61 ... maddesi gözetilerek 206 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, mağduriyetinin giderilmesi, hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 18.05.2015 tarihinde Perşembe Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık ..., cezaevi yönetimine başvurarak kanuni izin hakkını kullanmak istediğini, iznini Kırıkkale ilinde geçireceğini beyan ettiği, sanığa 3 gün izin, 4 gün yol izni olmak üzere toplam 7 gün izin verildiği, izin dönüşü Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca onaylanması gereken izin belgesini ibraz edemediği, bu suretle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. 2. Sanık savunmasında, iznini Kırıkkale'de geçirdiğini, ismini hatırlamadığı savcıya onaylattığı izin belgesini kaybettiğini beyan ederek atılı suçu inkar etmiştir. 3. 25.06.2015 tarihli araştırma tutanağına göre; sanığın iznini geçireceğini beyan ettiği Kırıkkale ilinde bulunan adreste sanığı bilen, tanıyan bulunmamaktadır. 4. Mahkemesince cezaevi izin belgesinin kamu görevlisi tarafından tanzim edildiği, yetkili memurun hükümlünün beyanının doğruluğunu araştırma yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesi ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden, sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 ... maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 ... maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 ... maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 ... maddesiyle eklenen geçici 5 ... maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 ... maddesiyle eklenen geçici 5 ... maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi, 3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunulduğu tarih olan 18.05.2015 yerine 25.05.2015 olarak yanlış gösterilmesi gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/324 Esas, 2015/441 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.