Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/2417 E. 2022/16379 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/2417
Karar No
2022/16379
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme ... ... 5237 sayılı TCK'nin 67/2-d maddesi gereğince iştirak halinde birlikte suç işledikleri iddia olunan sanıklardan ... hakkında anılan suçtan verilen mahkumiyet hükmünün diğer sanıklar hakkındaki dava zamanaşımı süresini kestiği ve bu nedenle hakkında beraat hükmü verilen sanıklar yönünden olağan dava zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında 2010,2011 takvim yıllarında, sanık ... hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile sanıklar ... ve ... hakkında 2010,2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemeye iştirak suçlarından açılan kamu davasında; sanık ...'ın savunmasında, 2010 yılından itibaren şirketin faaliyetinin olmadığını, ortağı... tarafından şirketin demirbaş satımına ilişkin düzenlenen faturalar dışında başkaca fatura düzenlenmediğini, şirkete ait boş fatura koçanlarının kendisinde olduğunu, kendisinin de hiç fatura düzenlemediğini, muhasebe işlemlerinin hep ... tarafından yapıldığını, şirketin devrinin de yine ... aracılığıyla ve yönlendirmesi ile yapıldığını beyan ettiği, sanık ...'in vergi incelemesi aşamasında alınan ifadesinde, ...'nin yönlendirmesi ile suça konu faturaları düzenleyen şirketi devraldığını ancak üç ay işlettikten sonra şirketin faaliyetinin sona erdiğini, muhasebeci ...'nin kendisine şirketin kapanış işlemlerini yaptığını söylediğini beyan ettiği sanık ...'in mahkeme huzurunda alınan savunmasında ise, ... isimli arkadaşının yönlendirmesi ile notere gidip şirketi devir aldığını, ...'yi noterde gördüğünü, ...'nin kendisini bir gece kulübüne götürüp şirketi gösterdiğini, daha sonra da ruhsat alamadığı için kapandığını söylediğini, şirketin tüm işlemleri ile ...'nin ilgilendiğini, kendisinin şirket ile hiçbir ilgisi olmadığını, şirket adına fatura düzenlemediğini beyan ettiği, sanık ...'nin savunmasında, 2010 yılında ...'ın işlettiği dönemde şirketin faaliyetinin olduğunu, ...'in ise 2011 yılında şirketi devraldıktan iki ay sonra şirketi fiilen ...’e devrettiğini ancak noterde devir işlemi yapmadıklarını, çalıştıkları birçok şirket olduğunu, sadece muhasebe işlemleri yaptıklarını, şirket yetkilileri tarafından getirilen faturaların sahte olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, yüklenen suça iştirakinin bulunmadığını beyan ettiği, sanık ...'ın ise ...'nin yanında çalıştığını ancak kendi nam ve hesabına işlemler yaptığını, muhasebe işlemlerini yürüttüğü şirketlerle ilgili ...'nin güvendiği şirketler olması nedeniyle bizzat kendisinin şirket yetkililerini tanımadan işlemleri yaptığını beyan ettiği dikkate alınarak sanık savunmaları arasında dosya kapsamına ve kabule uygun düşmeyen çelişkilerin bulunması ile şirket hakkında vergi incelemesine başlanmasından sonra 08.06.2013 tarihinde 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin düzeltme beyannamesi verildiği tespit edilerek beyannameyi veren muhasebeci ...'dan bilgi istendiği, ...'nın söz konusu işlem ile ilgili olarak, şifresinin yanında çalışan ... tarafından, ...'nin yanında çalışan ...'ye verildiğini ve bu şekilde işlemin kendisi adına usulsüz yapıldığını beyan ettiği, bu işlem ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2013/63050 sayılı soruşturma yürütüldüğünün belirttiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; 1)İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca ...'nın şikayeti ile ilgili olarak yürütüldüğü belirtilen 2013/63050 sayılı soruşturmanın akıbetinin sorularak, gerektiğinde ilgililerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılmaları, duruşmada çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra şirket ile ilgili bilgilerinin sorulması, 2)İlgili takvim yıllarına ilişkin kanaat oluşturacak sayıda faturaların temini ile sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde savunmalarda ve beyanlarda bildirilen..., ..., ... isimli kişilerin ve mahkemece ayrıca tespit edilmesi halinde bu kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılmaları, duruşmada çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra şirket ile ilgili bilgilerinin ve faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, 3)... , ..., ... ve bilgi ve beyanlardan ilgili takvim yıllarında şirket ile ilgisi tespit edilenlerin ve sanıkların temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, 4) Faturalardaki yazı imzalar ile aidiyet tespit edilemediği halde sanıkların iştirakinin belirlenebilmesi bakımından a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması yasaya aykırı, 5)Kabule göre de ; a)Sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ve sübutu halinde sanıklara yüklenen suçlar yönünden; hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafisi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, 18.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/2417, K. 2022/16379, T. 18.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-2417-e-2022-16379-k-7130554efc0d