Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/5735 E. 2013/10721 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/5735
- Karar No
- 2013/10721
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet I- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Sanığın birden fazla çeki katılana aynı anda vermesinden ibaret eyleminde koşulları oluştuğu gözetilmeden 765 sayılı TCK'nun 80. maddesindeki teselsül hükümlerinin uygulanmaması ve buna bağlı olarak lehe Yasanın yazılı şekilde hatalı belirlenmesi, 5237 sayılı Yasanın uygulanması halinde ayrıca 53. maddesindeki hak yoksunluğu yaptırımına da hükmedilmesi gerekeceğinden, mahkemece 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca tayin olunan somut cezanın açıkça sanık lehine olması ve aleyhe temyiz bulunmaması gerekçesiyle bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.