Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/28251 E. 2013/934 K. – Memurun Resmi
Konu: Memurun Resmi Belgede Sahteciliği, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28251
- Karar No
- 2013/934
- Karar Tarihi
- Konu
- Memurun Resmi Belgede Sahteciliği, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği, Dolandırıcılık HÜKÜM : Her iki suçtan düşme. I- Katılan vekilinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 1-Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde dahiliye uzmanı olarak görev yapan sanığın sahte reçete düzenlediğinin iddia olunması karşısında; eyleminin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1. maddesindeki (5237 sayılı TCK.nun 204/2 md.) memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde dahiliye uzmanı olarak görev yapan sanığın sahte reçete düzenlediği iddia olunarak 765 sayılı TCK.nun 339/1 maddesindeki “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kamu davası açıldığı, eyleminin sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.daki karşılığının 204/2. maddesindeki suçu oluşturup, anılan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-d maddesindeki zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımına göre aleyhe olduğu, her iki kanunda öngörülen asli zamanaşımının da suç tarihinden hüküm tarihine kadar henüz gerçekleşmediği gözetilmeden, eylemin 5237 sayılı TCK.daki karşılığının 204/1. maddesindeki suçu oluşturduğu ve aynı kanunun 66/1-e maddesindeki asli zamanaşımının suç tarihinden itibaren gerçekleştiğinden bahisle yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.