Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/10030 E. 2013/2514 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/10030
Karar No
2013/2514
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık ...; BeraatSanık ...; Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet, dolandırıcılık suçundan beraat.

I- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suça konu bono üzerinde yapılan inceleme sonucu soruşturma aşamasında Kriminal uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporu, kovuşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurumu tarafından düzenlenen rapor ve İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi' ne sunulan 3 kişilik Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı tarafından düzenlenen raporlarda; söz konusu bonodaki imzanın düzenleyen kişi olarak yer alan ...' a ait olmadığının belirtilmesi karşısında, mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık ...'e yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunda elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış, sanık ...' e yüklenen 'resmi belgede sahtecilik' suçu yönünden toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara atılı "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, sanıklar hakkında kesici son işlem olan sorgularının yapıldığı 16.12.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/10030, K. 2013/2514, T. 18.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-10030-e-2013-2514-k-70b68661a288