Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22545 E. 2012/16710 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Düzenlemek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22545
- Karar No
- 2012/16710
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Düzenlemek
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/1. maddesine göre 2 yıl hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karara yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin 09.01.2009 tarihli ek karar 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve mercinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkemenin ek kararında ise, temyiz mercinin açıkça gösterilmediği cihetle geçersiz olup, sanığın öğrenme üzerine 19.06.2009 tarihli dilekçesi ile mahkemenin 09.01.2009 tarihli ek kararını süresinde temyiz ettiği yine sanığın yokluğunda verilen 28.07.2008 tarihli hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi adrese daha önce adli mercilerce usulünce bir tebligat yapılmamış olması, bu adresin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden bulunmaması nedeniyle geçersiz olup temyiz merciide açıkça gösterilmediğinden, sanığın 08.10.2008 ve 14.10.2008 havale tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verildiğinden, mahkemenin 09.01.2009 gün ve 2007/508 esas, 2008/433 karar sayılı red kararı kaldırılarak mahkemenin 28.07.2008 tarihli hükmünün incelenmesinde, gereği düşünüldü; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının en aleyhe olan 31.12.2002 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 08/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.