Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22223 E. 2013/11197 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık Ve Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22223
- Karar No
- 2013/11197
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık Ve Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanık ...; beraat 1- Katılan vekilinin, sanık ... hakkındaki hükme yönelen temyizinin incelenmesinde: 26.08.1998 tarihinde vefat eden annesi ...’nın emekli maaşını çekmek için Ziraat Bankasına müracaat ederek, banka tediye makbuzlarına imza atmak suretiyle yüklenen dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan sanığın, düzenlenen belgelerin özel evrak niteliğinde olması nedeniyle eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunun 765 sayılı TCK’nun 79. maddesi delaletiyle bütün halinde nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşturduğu anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle tebliğnamedeki bozma istemine iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” ve değişen suç vasfına göre “özel belgede sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suçun en son olarak işlendiğinin belirlendiği 30.08.2002 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 18.08.2009 tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün kısmen isteme aykırı olarak ONANMASINA, 1- Katılan vekilinin, sanık İmren Özel ile ilgili hükme yönelen temyizinin incelenmesine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımını suçun en son olarak işlendiğinin belirlendiği 30.08.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmışve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.