Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20579 E. 2013/13789 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/20579
Karar No
2013/13789
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet I- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'ın, ... adına ancak kendi fotoğrafını yapıştırdığı sahte nüfus cüzdanı ile Bakırköy 2. Noterliği'nden 16.06.2004, Beyoğlu 11. Noterliği'nden de 12.08.2004 tarihlerinde imza sirküleri alıp bu belgelerle Akbank'tan taşıt kredisi çektiğinin, Familiy Finans Kurumu'ndan ise sahte çek hesabı açtırıp bu çekleri kullandığının iddia ve kabul olunmasına göre; anılan her bir bankaya yönelik eyleminin ayrı ayrı zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, hükmolunan ceza miktarı itibari ile sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin, sanığın suç kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 27.08.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20579, K. 2013/13789, T. 26.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-20579-e-2013-13789-k-13f7079cc9e9