Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20210 E. 2013/14365 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20210
- Karar No
- 2013/14365
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve Dolandırıcılık HÜKÜM: 1-Sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80 ve 59. maddelerince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası. 2-Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 157, 62 ve 52/4. maddelerince 10 ay hapis cezası ve 8.080 YTL A.P.C. (ayrıca TCK.nun 53 ve 63. maddesi) I- Müdafiinin sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Müdafiinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Suça konu çek ve senedin sanık tarafından aynı anda müştekiye verildiğinin kabul edilmesine ve farklı zamanlarda düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmamasına göre; 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, 5237 sayılı Kanun hükümleri leheolduğu halde, 765 sayılı TCK’nun 342/1, 80, 59. maddeleri ile kurulacak hükmün, 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43, 62. maddelerine göre kurulacak olan hükme göre lehe olduğunun kabulüyle 765 sayılı TCK. uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Suça konu sahte çek ve senedin dosyada delil olarak saklanmaları yerine müştekiye iadelerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.