Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/17990 E. 2013/19889 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/17990
- Karar No
- 2013/19889
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat I-Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen katılanın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanın bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen katılanın temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen katılanın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Sanık hakkında, suç tarihinde katılana sattığı araca ilişkin temin ederek verdiği, aracın satış ve devrine yetkiyi içeren vekaletnamenin tamamen sahte olduğunun tespit edilmesi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada; sanığın aşamalarda verdiği savunmalarının kendi içinde tutarlı olmaması, aracı satın aldığı vekaletnameyi temin ettiği kişinin açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini söylemesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmaması, ifadesinde aracı satın aldığı Ahmet isimli şahsın da noterliğe geldiğini belirtmesine rağmen, bu hususun dosyadaki diğer beyanlarla doğrulanmaması karşısında; yüklenen suçun sübut bulduğu gözetilerek sanığın kanun gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçundan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/2 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3. maddeleri uyarınca somut karşılaştırma yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.