Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/15591 E. 2013/13654 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/15591
Karar No
2013/13654
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 53, 51/1-3-6. maddeleri gereği 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, cezalarının ayrı ayrı ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, bu sürede herhangi bir yükümlülük belirlenmesine ve uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına ilişkin. Sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün 7/114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerekmekte olup, 18.11.2009 gün 2008/450 Esas, 2009/534 Karar sayılı hükümde başvuru şekli ile başvuru süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmediği anlaşıldığından, sanık ...'un 26.04.2010 günlü temyizinin süresinde yapıldığının kabulü ile yapılan incelemede ; I) Sanıklar ..., ... ve ... haklarında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak: Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle, şikayetçi ... ile bu şahsa ait Misinli Köyündeki arazisinin satışı konusunda pazarlık yapıp anlaşmaya vardıktan sonra şikayetçiyi de yanlarına alarak satış işlemleri için notere götürdükleri, ancak vekaletnameyi çıkartırken şikayetçinin yaşlılığından yararlanarak sattığını bildiği Misinli Köyündeki 1400 m2’lik yer için değil, tapu bilgileri sanık ...'de bulunan ve rayiç değeri yaklaşık 250.000 TL olan Çorlu merkezindeki Silahtarağa Mahallesi 449 ada 23 parseldeki şikayetçi adına tapulu olan yeri bildirerek onun satmayı istediği taşınmaz dışında daha kıymetli bir başka gayrimenkul için Çorlu 1. Noterliğinin 14.11.2001 gün 18758 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vekaletnamesini sanık ... adına düzenlettirdikten sonra, anılan taşınmazın 16.11.2001 günü sanık ... tarafından ...’ye satışını sağladıklarının iddia ve kabul olunması karşısında, 14.11.2001 günlü vekaletnamenin 1512 sayılı Noterlik Kanununun 82/2. maddesi gereğince “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge" niteliğinde olduğu cihetle, sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80. maddelerindeki (5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43/1 mad.) suçu oluşturduğu ve kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanıkların eylemlerine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/2, 80. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3. maddesinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, denetime olanak sağlayacak şekilde lehe yasa karşılaştırması da yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, II) a) 5271 sayılı CMK’nun 170. maddesinde, “görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenecek iddianamede, şüphelinin kimliğinin gösterilip, mevcut suçu oluşturan olayların delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağına”, aynı Yasanın 225. maddesinde ise; “hükmün ancak, iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verileceğine” işaret olunmuştur. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2008 tarih ve 2008/2125 esas sayılı iddianamesinde sanıklar ..., ... ve ...'nin isimleri yazılı ise de, kovuşturmaya esas tüm anlatımların diğer sanıklara ilişkin olduğu, bu sanıklara yüklenen ve suç oluşturan eylemlerin ne olduğuna ilişkin hiçbir anlatıma yer verilmediği gibi suçun kanuni unsurlarını da içerecek biçimde açıklanmadığı anlaşıldığından sanıklar ..., ... ve ...'ye yüklenen eylemler ile ilgili olarak usulüne uygun şekilde açılmayan kamu davasında yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, Cumhuriyet savcısının mütalaası ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanık yönünden suçun sübutuna ilişkin deliller ile suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, sanık ... hakkında bu ilkelere uyulmadan ve gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen sebepten, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarları bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/15591, K. 2013/13654, T. 25.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-15591-e-2013-13654-k-a96454e84299