Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/1086 E. 2013/9353 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/1086
Karar No
2013/9353
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-Dolandırıcılık suçundan: Beraat, 2-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıkların ayrı ayrı: 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası Sanık ...'un, Av. ...'ın kendisine müdafii atandığından haberdar olmaması nedeniyle adı geçen avukata 12.03.2009 tarihinde yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmayacağından, sanık müdafi Av. ...'ın 23.03.2009 tarihli temyizinin süresinde kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü: A-Sanıkların dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı sanık ... yönünden 22.01.2007 ve sanık ... yönünden 03.04.2007 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Yasanın 102/4 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, B-Sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetlerine dair hükümlere yönelik müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince: I-Sanıkların savunmaları ve dosya içeriğine göre aralarında menfaat çatışması olduğu gözetilmeden baro tarafından sanıklara aynı avukatın atanması ve bilahare sanıkların müdafiliğinin aynı avukat tarafından üstlenilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, II-Kabul ve uygulamaya göre de: Suça konu iki adet bononun yapılan alışveriş karşılığında aynı anda katılanlara verilmesi halinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi durumunda teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü ile bu hususun TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde dikkate alınması gerektiğinden, suça konu bonoların katılanlara aynı anda mı, yoksa değişik zamanlarda mı verildiğinin araştırılıp, aynı anda verildiğinin tespiti halinde, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, belge sayısının TCK.nun 61. maddesi uyarınca nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken 765 sayılı Yasanın 342/1 ve 80. maddeleri hükümlerinin 5237 sayılı Yasanın 204/1 ve 43. maddeleri hükümlerine göre lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/1086, K. 2013/9353, T. 05.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-1086-e-2013-9353-k-2815827c5887