Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/9635 E. 2012/20531 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/9635
Karar No
2012/20531
Karar Tarihi

Resmi belgede sahtecilik, açığa imzanın kötüye kullanılması ve güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31/08/2010 tarihli ve 2010/6950-5582 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 05/11/2010 tarihli ve 2010/1595 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. Şüpheli hakkında resmi belgede sahtecilik, açığa imzanın kötüye kullanılması ve güveni kötüye kullanma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." hükmünün yer aldığı, anılan Kanun'un 170/2. maddesinde ise "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmüne yer verildiği nazara alındığında, tanıklar ..., ... ve ...'in beyanları ve adlî tıp uzmanı bilirkişi ...'ın raporu karşısında, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 22.04.2011 gün ve 2011/4660/21290 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2011 gün ve KYB.2011196633 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; yöneticiliğini üstlendiği apartmana yapılacak masraflar için Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2010/656 sırasında kayıtlı karar defterinin kendisine ve diğer kat maliklerine ait imzaların atıldığı boş sayfalarına esasen apartman toplantısında alınmayan kararlar alınmış gibi ilaveler yaparak, sahtecilik eylemini gerçekleştirdiği iddia olunan şüpheli hakkında dosyada mevcut diğer deliller ile özellikle suçun işlendiği iddia olunan karar defterini şikayetçiye imzalatan tanık ...'nün, şikayetçinin defteri imzaladığında toplantıda alınmış kararların defterin ikinci sayfasında yazılı olduğu yönündeki anlatımı karşısında, CMK'nun 170/2. maddesi kapsamında suçun işlendiği yönünde kamu davası açılmasına yeter derecede şüphe oluşturacak nitelikte delil elde edilemediği gerekçesiyle Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31.08.2010 gün ve 2010/6950 soruşturma, 2010/5582 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 4. Ağır Ceza MahkemesiBaşkanlığınca verilen 05.11.2010 gün ve 2010/1595 değişik iş sayılı kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin CMK'nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/9635, K. 2012/20531, T. 28.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-9635-e-2012-20531-k-c11cfb6d7808