Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/5233 E. 2012/16395 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Ve İftira
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/5233
- Karar No
- 2012/16395
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik Ve İftira
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve iftira HÜKÜM : Mahkumiyet 22.07.2008 günlü tensiple CMK.nun 98/3. maddesi gereğince savunması alınmak üzere hakkında yakalama kararı çıkarılan sanığın, duruşma günü olan 05.03.2009 tarihinden önce, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Yakalama Bürosunun 30.01.2009 gün ve 2008/12036 sayılı yazısı ile mevcutlu olarak getirildiğinde gerek yakalama evrakında gerekse, duruşma tutanağında sanığın bir başka suçtan tutuklu veya hükümlü olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması, sanığın da mahkeme huzurundaki savunmasında, hükümlü ya da tutuklu olduğuna dair bir beyanının olmaması ve ikametgah adresini kaldığı adres olarak vermesi karşısında, aynı gün celse açıp usulünce sorgusunu yapan mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamış, adli sicil kaydındaki mahkumiyetine ilişkin kararın kesinleşme ve infaz tarihini içeren onaylı örneği getirtilip incelenerek tekerrür hükmünün uygulanmasının gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması ve sanığın, 28.05.2007 tarihinde mahalle muhtarlığından temin ettiği sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden nüfus cüzdanı alıp, gerçek kimliğinin tespit edildiği tarihe kadar kullanmasından ibaret eyleminde, TCK'nun 43/1. maddesindeki teselsül hükmünün uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemmiş, 03.11.2007 tarihinde işlediği bir başka suç nedeniyle yakalandığında kendisini ... olarak tanıtıp, Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/885 esas sayılı dava dosyasında ... ismi ile yargılanıp ceza aldığı, kararın kesinleşmesinden sonra adli para cezasının ödenmesi için gerçek ...'a ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine, sanığın kardeşi olan ...'ın adli makamlara başvuruda bulunması üzerine gerçeğin anlaşılması karşısında, TCK.nun 269/3-b maddesindeki etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı gözetilmeden ve gerekçesi de gösterilmeden yazılı şekilde anılan maddenin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini isabetsizlikleri karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “resmi belgede sahtecilik ve iftira” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle her iki suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.