Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/8318 E. 2012/21313 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/8318
Karar No
2012/21313
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak (değişen suç vasfına göre erçek bir durumun belgelendirilmesi amacıyla kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak) HÜKÜM : Mahkumiyet Tanık ... (...) yurtdışında olduğu ve 2002 yılında Türkiye'ye hiç gelmediği halde, evlenme işlemi sırasında hazır bulunduğu gösterilerek adına sahte imza atılıp, 12.03.2002 tarihinde ... ile evlendiğine ilişkin sahte evlilik işlemi yapılarak nüfusa tescil ettirildiği iddiasıyla sanıklar hakkında 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak' suçundan açılan kamu davasında; dosya içinde bulunan 27.12.2001 tarihli, T.C. Frankfurt Başkonsolosluğu Evlenme Muvafakatnamesi başlıklı belgede; tanık ... (...)'in babası ...ve annesi ...'un, kızları ...'nin ... ile evlenmesine muvafakat ettiklerini beyan etmeleri, 07.06.2002 tarihli, T.C. Frankfurt Başkonsolosluğu tarafından imza tasdiki yapılan belgede, ... (...)'in, kendisinin Türkiye'ye gitmeden başkasının yerine imza atmasını istediğini belirtmesi, sanıkların savunmaları, dinlenen tanıkların beyanları ve dosya kapsamına göre, ... ile ... (...)'in gerçekte de resmi olarak evlenmek istedikleri ve evlenme iradelerinin birleştiğinin anlaşılması karşısında, sanıklarca yapılan sahteciliğin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 347 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 211. maddeleri kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan mahkumiyet hükümlerinin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen değişen suç vasfına göre ‘gerçek bir durumun belgelendirilmesi amacıyla kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak’suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 12.03.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/8318, K. 2012/21313, T. 10.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-8318-e-2012-21313-k-04561ab83886