Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/7798 E. 2010/8114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/7798
Karar No
2010/8114
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık (güveni kötüye kullanma suçundan yürütülen davada değişen suç vasfına göre nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik) HÜKÜM : 1) Değişen suç vasfına göre 2 kez 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62, 53/1-2-3 maddeleri gereğince 2 kez 2 yıl 1 ay hapis ve 12.500.00 TL adli para cezası, hak yoksunlukları 2) 5237 sayılı TCK.nun 158/1-g, 62, 52/2, 53/1-2-3 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000.00 TL adli para cezası, hak yoksunlukları 3) 2 kez 5237 sayılı TCK.nun 207/1, 62, 53/1-2-3 maddeleri gereğince 2 kez 1 yıl 3 ay hapis cezası ve hak yoksunlukları

5271 sayılı CMK.nun 230. maddesinde belirtilen hususların Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde gerekçeye yansıtıldığı anlaşıldığından tebliğnamede yer verilen aksi düşünceye iştirak olunmamış, sanıklar hakkında 05.04.2009 tarihli iddianameyle açılan nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan zamanaşımı içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. I)Sanıkların müştekiler ... ve ... ile ...’e yönelik “dolandırıcılık” suçundan iki kez mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçların sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezaları artırıcı nedenin bulunmadığı, azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık İmam ve sanıklar müdafiilerinin sübutun bulunmadığına, beraat etmeleri gerektiğine, uygulama ve nitelendirmenin hatalı olduğuna, CMK’nun 231 ve TCK’nun 51. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

II)Sanıkların katılanlarve ...’a yönelik “nitelikli dolandırıcılık” ile “özel belgede sahtecilik” suçlarından mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince; 1-)Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden; A)Dairemizce de benimsenen ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.06.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2009 tarih ve 2009/509 sayılı iddianamesinde, sanıklardan İmam Doğan hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan dava açılmadığı gözetilmeksizin, katılan ...’den araç kiralanırken ne şekilde özel belgede sahtecilik suçunu işlediği açıklanmadan yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi, B)Sanıkların sahte sürücü belgesi ve kimliği kullanarak düzenledikleri kira sözleşmesiyle araç kiralamaktan ibaret eylemlerinin, bir bütün halinde 204/1, 43/1 maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçuna uyacağı, yakalandıklarında üzerlerinden ele geçirilen ve suçta kullanıldıkları anlaşılan sahte sürücü belgesi ve kimlik belgesi nedeniyle yürütüldüğü anlaşılan soruşturma sonucu araştırılarak, dava açılmışsa birleştirme zorunluluğunun bulunduğu, mümkün olmaması halinde ise bu dosyayı ilgilendiren belge ve delilerin onaylı örnekleri dosya içine alınarak, sonucuna göre, kira sözleşmeleri nedeniyle ayrıca özel belgede sahtecilik suçundan mahkum edilemeyecekleri gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2)Sanıkların kiraladıkları plakalı aracın satışı için gazeteye ilan verip, ilan üzerine arayan katılanlar ve ...’a kiraladıkları aracı haricen satmaktan ibaret eylemlerinde, gazetede yayınlanan ilanın suçun işlenmesini kolaylaştırmadığı ve hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde veya katılanların dolandırılmasında etkili olmadığı cihetle, katılanların basın yayına güvenerek sanıklara para verdiği söylenemeyeceği için nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşmayıp, basit dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık İmam Doğan ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/7798, K. 2010/8114, T. 07.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-7798-e-2010-8114-k-81b121e6f604