Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15965 E. 2010/14907 K. – Sahtecilik-Dol

Konu: Sahtecilik-Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15965
Karar No
2010/14907
Karar Tarihi
Konu
Sahtecilik-Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik-Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve CMK.nun 223/8 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince düşürülmesi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı ve 5.10.2010 gün ve 169/188 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 Sayılı CMUK. nun 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup katılan vekilinin gıyabında hüküm kurulduğu halde temyiz yasa yoluna başvuru süresinin karar tarihinden başlayacağı belirtilmek suretiyle yasa yolunun gösterilmesinde yanılgıya neden olunduğu cihetle; temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa “yüklenen memur olmayan kimsenin resmi evrakta sahteciliği” suçu yönünden sonradan yürürlüğe giren ve sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının,”dolandırıcılık” suçu yönünden ise 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının suçun işlendiği 18.02.2000 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 02.06.2008 tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak: Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 02.06.2008 kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış ise de; kamu davasının anılan madde uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, isede yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta 5320 Sayılı Yasanın 8/2 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasından “ve 104/2. maddeleri gereğince düşürülmesine” ibaresinin çıkarılıp, “765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK,memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan kulan hükmün ise DOĞRUDAN ONANMASINA, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/15965, K. 2010/14907, T. 23.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-15965-e-2010-14907-k-d3f86739c762