Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/8489 E. 2010/10309 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/8489
- Karar No
- 2010/10309
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıkların üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine, 1-Sanık ...’in katılan sanık ... hakkında “tehdit” suçundan açılan kamu davasına 1412 sayılı CMUK’nın 366. (CMK’nın 238) maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde katılma isteminde bulunup bu sıfatı kazanmadığından bu sanık hakkındaki anılan hükmü temyize yetkisi olmaması;temyiz dilekçesi içeriğine göre kendisi hakkında kurulan beraat hükmünü temyiz etmediğinden ve nakdi kefaletin hazineye irad kaydına ilişkin hakimlik kararlarının ise CMK’nın 267. maddesi uyarınca itirazı kabil olması nedeniyle müdafiin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/2 maddesi uyarınca nakdi kefalete yönelik temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, 2-Katılan sanık... müdafiinin sanık ... hakkında “dolandırıcılık” ve “tehdit”,sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanık ...’e yüklenen “dolandırıcılık ve tehdit” sanık ...’ya yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının,kesici son işlem olan 01.07.2002 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususyeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.