Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/6138 E. 2010/5612 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6138
- Karar No
- 2010/5612
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 1-Sanıklar yönünden; 5237 sayılı Yasanın 158/1/e, 168/2, 62, 52/2, 50/1-a maddeleri gereğince 6000 YTL.ve 8320 YTL.adli para cezası. 2-l yönünden; 5237 sayılı Yasanın 158/1/e, 168/2, 62, 52/2, 50/1-a maddeleri gereğince 6000 YTL.ve 7500 YTL.adli para cezası. 3- Sanıkğ yönünden; 5237 sayılı Yasanın 158/1/e, 168/2, 62, 52/2, 50/1-a maddeleri gereğince 6000 YTL.ve 6660 YTL.adli para cezası. 4- Sanık ... yönünden; 5237 sayılı Yasanın 158/1/e, 168/2, 62, 52/2, 50/1-a maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 25000 YTL.adli para cezası. I-Sanık ... hakkında verilen mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın DGD’den faydalandığı ve başkaca arazi bildirmek suretiyle yararlanma imkanı olmaması nedeniyle arazilerini diğer sanıklara satmış gibi gösterip DGD başvurusu yaptırarak hesaplarına yatırılan parayı da aldığı vekaletnamelerle çekmekten ibaret eylemleri ile ilgili olarak toplanan delilleri CMK.nun 217. maddesine uygun olarak duruşmada edindiği kanaate göre, değerlendiren ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından; tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir. Hükmolunan hapis cezasının süresi itibariyle sanık ... hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebepler takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun sabit olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık ... hakkında uygulanan 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “TCK.nun 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine, birinci fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar hakkında verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik müdafilerinin temyizlerinin incelenmesine gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.