Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/2147 E. 2010/2571 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/2147
- Karar No
- 2010/2571
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma HÜKÜM : 765 sayılı TCY'nın 343/2 maddesi uyarınca 720 YTL adli para cezası Temadi eden suçun işlenme tarihi 3.12.2001 günü kabul edilerek hapsin paraya çevrilmesi uygulamasında sanığa eksik para cezası tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın, hakkında hırsızlık suçundan yapılan adli soruşturmadan kurtulmak amacıyla kendisini gerçekte var olan...olarak tanıtıp, onun kimlik bilgilerini kullanarak adli işlemleri yürüttürdüğü ve açılan kamu davasında bu kimlik bilgileri doğrultusunda 11.9.2002 tarihli mahkumiyet kararı verilmesine neden olduğunun iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 343/2.maddesinde tanımlanan "adli işlere ilişkin olarak memurun yalan beyanda bulunmak" suçunu oluşturduğu, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda bu suçun 268.madde delaletiyle 267.maddesinde tanımlandığı dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca karşılaştırmanın anılan maddelerle yapılarak lehe yasanın tespiti gerekirken 5237 sayılı TCK.nun 206.maddesi ile karşılaştırma yapılması dosya kapsamı itibariyle, uygulanması gereken 5237 sayılı TCK.nun ilgili hükümleri açıkça sanık "aleyhine" olduğundan sonuca etkili bir durum olarak kabul edilmemiştir. Suç tarihinden önce kasıtlı suçlardan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bulunması nedeniyle 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, Sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nuna göre vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suç kastı bulunmadığına, takdiri tahfif hükmünün uygulanan cezanın ertelenmesi gerektiğine, 5237 sayılı TCK.nun sanık lehine hükümler içerdiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 09.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.