Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/11582 E. 2012/11466 K. – Nüfus Cüzdanı
Konu: Nüfus Cüzdanı, Pasaport Gibi Belgelerde Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/11582
- Karar No
- 2012/11466
- Karar Tarihi
- Konu
- Nüfus Cüzdanı, Pasaport Gibi Belgelerde Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nüfus cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik HÜKÜM : TCK'nun 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Suça konu nüfus cüzdanı üzerinde yapılan ve hükme esas alınan 18.06.2005 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu nüfus cüzdanında silinti, kazıntı ya da ilave yoluyla tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulgu bulunmadığının belirtilmesiyle yetinilmesi, sanığın, soruşturma aşamasında yolda bulduğu nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle kullandığını üzerinde soğuk mühür bulunmadığını savunması karşısında; sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespiti hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgenin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve aslının denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgenin aldatıcı nitelikte olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 2-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Adli emanette bulunan suça konu belge hakkında bir karar verilmemesi, yasaya aykırı, 4- Suç tarihine göre sanığın adli sicil özetinde yer alan kayıtların silinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’nun 231. maddesi uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.