Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2720 E. 2025/3429 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2720
- Karar No
- 2025/3429
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 506 sayılı yasa kapsamında sigortalılığının işe giriş bildirge tarihinde 01.05.1987 tarihi esas alınarak 18 yaş ikmali olan 21.11.1987 tarihinde başladığının ve bir (1) gün çalıştığının tespitine ve aksi Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurumca yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.05.1987 tarihinden ... işyeri sicil no.lu ... ... unvanlı işyerinde 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 21.11.1987 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, salt tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, yetersiz araştırmayla karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 6., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ...-... ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.05.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, kıraathane işletmeciliği mahiyetli işyerinin 01.01.1986-1987/2. Dönemden bordro verilmediği, 1. döneminden bordro verildiği ve 2 sigortalının bildirildiğinin görüldüğü,bu 2 sigortalının da dinlendiği, öte yandan komşu işyeri araştırmasının emniyet ve SGK aracılığıyla yapıldığı, emniyet aracılığıyla yapılan araştırmada komşu işyeri olarak belirlenen ve 38 sene kıraathanenin olduğu pasajda terzilik yaptığını beyan eden ...'ın vergi kaydının istenmediği ve beyanının denetlenemediği, başkaca komşu işyeri araştırmasının yapılmadığı, davacının fiili çalışması tereddütsüz şekilde ortaya konulmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre,mahkemece,işyerinin bir pasaj içinde olduğu da gözetilerek işyerine dava konusu dönemdeki komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanları, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, komşu işyeri tanığı olarak belirlenen ...'ın çalışma kayıtları ve vergi kaydı getirtilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 5. 5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Yukarıdaki düzenleme değerlendirildiğinde kabule göre de, işverenin ünvan ve işyeri sicil no.su belirtilmek suretiyle davacı adına işe giriş bildirgesi verildiği tarihte davacının (1) gün süre ile çalıştığının, 18 yaşını ikmal ettiği tarihin sigorta başlangıcı olduğunun ve 18 yaşını ikmalinden önceki 1 günlük hizmet süresinin prim gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.