Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1931 E. 2025/7418 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1931
- Karar No
- 2025/7418
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/398 E., 2024/90 K. Taraflar arasında görülen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum, davalılar ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili, 29.01.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelir, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden 34.593.61 TL nin tüm davalılardan, 34.593.61 TL nin işveren ... İnş...Ltd.Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum 8.543.60 TL nin ... İnş...Ltd. Şti.'den, 11.515.78 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, ... İnş. Ltd. Şti.'nin ... ... A.Ş. ile yapmış olduğu sözleşme gereğince yüklenici firma olduğunu, SGK Teftiş Kurulu Başkanlığının raporunda kazada 3. kişilerin sorumlu bulunmadığının belirtildiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, 5510 sayılı Kanun uyarınca Kurum tarafından bağlanan gelir ve yapılan harcamaların 3. kişilere ödettirilmesinin anılan kişilerin kusuruna bağlandığını, ancak kazanın işçinin kendi ihmali ve dikkatsizliği, emir ve talimatlara uymamasından yani kendi kusurundan kaynaklandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Yatırım İnş. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.06.20221 tarihli ve 2020/329 E. 2021/416 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 19.746,71-TL gelirler yönünden PSDG alacağının onay tarihi 22.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 19.746,71-TL gelirler yönünden PSDG alacağının onay tarihi 22.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnş. Mlz. Mad. Mak. Mim. Müh. Nak. Ltd. Şti.'den alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 388,20 TL geçici işgöremezlik yönünden yapılan ödemenin 15.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,114,18 TL hastane masrafı alacağının talep ve dava dilekçesine göre ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 31.03.2022 tarihli ve 2022/83 E. 2022/4721 K. sayılı ilamında; davacı Kurumun davaya konu talebinin 69.187,22 TL olduğu, bunun 34.593,61TL’lik tutarının tüm davalılardan teselsülen, kalan tutarın ise davalı ... İnş. Mlz. Mad. Mak. Mim. Müh. Nak. Gıda Yemek Tem. Taah. San. Tic. Ltd. Şti’den talep edildiği, ancak Mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle anılan talebin tüm davalılardan 34.593,61 TL tahsili istemi olarak kabul edildiği ve kabul edilen bu hatalı tutar üzerinden de, oranlama yapılarak davalıların sorumlu olduğu tutarların eksik ve yanlış belirlenmesi suretiyle hüküm tesisinin yerinde olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava olan 2023/50 ve 2020/57 Esas sayılı davaların kısmen kabulüne, 65.822,39 TL peşin sermaye değerli gelir yönünden (davalılar ... ve ...’ın bu miktarın 40.065,80 TL' sinden sorumlu olması kaydıyla) Kurum alacağının onay tarihi olan 22.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 453,60 TL geçici iş göremezlik ödemesi yönünden Kurum alacağının ödeme tarihi olan 15.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 133,21 TL hastane masrafı ödemesi yönünden Kurum alacağının ödeme tarihi olan talep ve dava dilekçelerine göre ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, davalıların tüm Kurum zararından sorumlu olduğunu, davalılar ... ve ... vekilleri kaza olayında kusurlu olmadıklarını, Kurum alacağının işveren tarafından ödendiğini, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 438. maddesinin 7, 8, 9. fıkraları ile 439. maddesinin 2. fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 21. maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum, davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.