Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9920 E. 2024/10868 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9920
- Karar No
- 2024/10868
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/547 E., 2024/1586 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/77 E., 2021/466 K. Taraflar arasındaki kesilen aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemleri ve yersiz aylık tahakkukunun iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karşıyaka 1. Aile Mah. 2008/345 Esas, 2008/411 Karar sayılı kararıyla teyzesi Latife Güvendeğer tarafından evlat edinildiği, ...’in 12.10.2012 tarihinde vefat ettiği, eski eşi ... ile İzmir 1. Aile Mah. 2013/440 Esas, 2013/507 Karar sayılı ilamı ile boşandığı, SGK tarafından ölüm aylığı bağlandığı, SGK Denetmenliğince düzenlenen rapor sonucunda aylığının kesildiği, eski eşi ... ile hiçbir zaman aynı evde yaşamadıkları, kızının evi olan 1139 Sk. No:98/1Buca İzmir adresinde torununa baktığı, ... Mah.152/2 Sk. No:9/14 Buca/İzmir adresinde ikamet edip yaşadığı, SGK Denetmenliğince yeterli ve gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, tek nedenin kızı ...’ın oturduğu evin eski eşi ... tarafından resmi Mernis adresi olarak gösterilmesi olduğu, eski eşi ile fiili müşterek bir hayat sürmediği iddiasıyla SGK işleminin tüm yönleriyle iptaline, davalı Kurumca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte ödenmesine, tahakkuk ettirilecek borcun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumdan ... s.no ile 01.10.2013 tarihinden itibaren aylık aldığı, 28.09.2019 tarih 2019/BAZ/070 sayılı denetmen raporuyla ... ile ... 'un boşandıkları süreçte birlikte yaşadıkları ve 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine göre işlem yapılması gerektiği belirtildiğinden, davacının aylığının rapora istinaden kesildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıkların ortak beyanlarında özet olarak davacı ile boşandığı eşinin bir arada yaşamadıklarına dair beyanda bulunmuş oldukları, her ne kadar davacı tanığı olarak beyanına başvurulan ... beyanında tarafların ayrı yaşadıklarına dair beyanda bulunmuşsa da SGK denetmeni tarafından düzenlenen rapora ekli 18.09.2019 tarihli tutanakta tanığın, tarafların 1990'lardan bu yana Yeni ... Mahallesi, 1139 Sk. No:98/2 Konak/İzmir adresinde karı koca olarak ikamet ettikleri yönünde beyanda bulunduğu, her ne kadar tanık denetim sırasında imza vermekten imtina etmiş ise de Kurum denetmeninin tanığın aslında söylemediği bir sözü söylemiş gibi tutanağa aktarmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, aynı zamanda 04.10.2021 tarihli celsede beyanına başvurulan Yeni ... Mahalle muhtarı ... isimli kişinin açıkça beyanında tarafların fiilen birlikte yaşadıklarına dair Mahkemede beyanda bulunduğu, davacının eski eşi ... ’un (456 sok.Ergene Mah. No:9/A Bornova/İzmir) adresinin ikametgah olmadığı işyeri adresi olduğunun Bornova Polis Merkezi Amirliğinin 21.01.2021 tarihli Raporu ile tespit edildiği, ... 03.02.2007 tarihi ile Yenidoğan Mahallesi 1139 Sk. No:98/1D:2 Konak/İzmir kayıt altına alındığı adresin güncel adres olduğu, Şirinyer ve Gürçeşme Polis Merkezi Amirliği tutanakları bir arada değerlendirildiğinde davacı ve boşanmış olduğu eşinin 09.09.2013 tarihi ile Sosyal Güvenlik Denetmenliği tarafından 28.09.2019 tarihli rapor düzenlendiği tarih aralığında, fiilen birlikte yaşadıkları, Kurumun yaptığı işlemde herhangi bir usulsüzlük mevcut olmadığı, her ne kadar davacı vekili daha sonrasında Kurum tarafından yeniden denetim yapıldığını ve bu denetim neticesinde tarafların bir arada yaşamadıklarının tespit edildiğini beyan etmiş ise de SGK tarafından yapılan ikinci denetim sonucu düzenlenilen denetmen raporunun davacıya ikinci defa maaş bağlanılması dönemine ilişkin olduğunun raporda açıkça tarafların 01.06.2020 tarihinden itibaren birlikte yaşamadıkları yönünde tespitte bulunulduğundan bahisle sabit olduğu, bu hali ile düzenlenilen ikinci raporun davayla herhangi bir irtibatının bulunmadığı çünkü raporda tarafların 01.06.2020 tarihinden itibaren birlikte yaşamadıklarının tespit edildiği ayrıca ikinci raporda dinlenilen tanıklar ..., ... ve ... isimli kişilerin beyanlarında tarafların 1 yıl öncesine kadar birlikte yaşadıklarına dair beyanda bulunmuş oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ve eski eşinin aynı evde yaşadığına dair raporun eksik ve hukuka aykırı olduğu, tanık beyanları ve kapsamlı hazırlanan SGK raporlarındaki bulguların davacı lehine olduğu, mahalle muhtarlığı yapan ve Kurumun ilk denetiminde ifadesine başvurulan ... isimli şahsın beyanlarının eksik ve yanlış olduğu, ilgili nüfus müdürlüklerinden alınan ikametgah bilgileri, seçmen kayıtları medula sistemi verilerinin davacı lehine olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile boşandığı eşinin fiili birlikteliği yönünde Kurumca tutanak düzenlendiği ve bu tutanak sonucunda davacının annesinden aldığı ölüm aylığı kesildiği, yapılan yargılama sonucunda tanıklardan muhtar ...'ün tarafların fiilen birlikte yaşadıklarına dair beyanı, kolluk tarafından davacının eski eşi ... ’un 456 Sk. ... Mah. No:9/A Bornova / İzmir adresinin ikametgah olmadığı işyeri adresi olduğunu tespit eden tutanak, ... 'un 03.02.2007 tarihinde Yenidoğan Mahallesi 1139 Sk. No:98/1 D:2 Konak/ İzmir adresinde ikamet ettiğine dair kayıtlar ve re'sen toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde, davacı tarafından SGK Kontrol Memurluğu Raporunun aksinin kanıtlanamadığı, davacı ile boşandığı eşinin, boşanmaya karşın birlikte yaşamaya devam ettikleri ve davalı Kurumun davacıya ölen annesinden dolayı bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.