Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7832 E. 2024/9540 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7832
Karar No
2024/9540
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/704 E., 2024/118 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2022/217 K. Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalılığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı asil, davalıya ait işyerinde 01.02.1984-06.03.1985 tarihlerinde askere gidene kadar kesintisiz çalıştığını, işe girişinin bildirilmesine rağmen primlerinin ödenmediğini belirterek 01.02.1984 - 06.03.1985 tarihlerindeki hizmetin tespitini talep etmiş; 11.10.2022 tarihli duruşmada emekli olduğunu belirterek talebini sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1984 olarak tespiti şeklinde daraltmıştır. . II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, davacının deneme süresi içinde çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili, davalı işyerinin 23.12.2005-31.07.2006 tarihlerinde Kanun kapsamında olduğunu, davacının 07.03.1985-07.09.1986 tarihleri arasında askerlik borçlanması yaptığını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1984 olarak 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, işe giriş bildirgesi verilmesinin fiili çalışmanın kanıtlanması için yeterli olmadığını, yazılı belge olmadan tanık beyanları ile davanın kanıtlanmasını kabul etmediklerini, işe giriş bildirgesi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf Kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile davacının nüfus kayıtlarının uyumlu olduğu, sigortalı sicil numarasının davacının daha sonraki çalışmalarında kullanılan sicil numarası olduğu, Kurum kayıtlarında gözüken sigortalılık başlangıç tarihine göre eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, sigortalı işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediği, Mahkemece hüküm altına alınan sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1981 tarihinden sonra olması nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesine göre 18 yaşın ikmalinin gözetildiği anlaşılmakla; davacının işe giriş bildirgesinde yazan tarihte fiili çalışmasının bulunduğu kabul edilerek sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine dair Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.02.1984 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, ... ünvanlı işverenin 363505 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.02.1984 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerinin gelmediği, işyerinden 1984/1 ve 2. dönem bordrolarının verilmediği, 1984/3. dönem ile 1985/1. ve 2. dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği, Mahkemece ayrıntılı ve yöntemince komşu işyeri araştırması yapıldığı ancak komşu işyeri tespit edilemediği, davalı işyerinden ya da komşu işyerlerinde çalışması bulunmayan bir davacı tanığının dinlendiği dava konusu dönemden sonra işyerinden bildirimi yapılan tanıkların ise çalışmayı doğrulamadıkları, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre, Mahkemece, yöntemince yapılan komşu işyeri araştırmasına karşın bir tespit yapılamamış olması nedeniyle taraflardan çalışma olgusunu bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği sorulmalı, buna göre tespit edilen kişiler sigortalılık ve çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle,sonucuna göre bir karar verilmelidir. 4.Kabule göre de davalı işverenin kardeşi tanık ... yönünden de usuli eksikliklere rağmen (tanıklıktan çekinme ... hatırlatılmadan yeminli beyanının alınması) Mahkemece beyanının yerinde görülmesi isabetsiz bulunmuştur. 5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7832, K. 2024/9540, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7832-e-2024-9540-k-7a2cf9cbb604